Ana Menü
| Anasayfa |
| Hakkımızda |
| Yazılar |
| Makaleler |
| Kitap Tanıtımı |
| Kısa Kısa |
| Duyurular |
| MultiMedya |
| Tüm İçerik |
| Resim Galerisi |
| Linkler |
| Eleştiriler |
| İletişim |
Yaşasın Küresel İntifada

Kafire Mermi Verme

Resim Galerisinden
| Yasaklar ve Muhbirlik |
|
|
Türkiye de sigara yasağının tüm kapalı mekanlarda uygulanmaya başlandı. Yasağa kimlerin uyup uymayacağı yada bu uygulamam tutup tutmayacağı konuşulurken yasakla beraber birde muhbirlik çağrısı yapıldı.
Yasaklar ve Muhbirlik
Türkiye de sigara yasağının tüm kapalı mekanlarda uygulanmaya başlandı. Yasağa kimlerin uyup uymayacağı yada bu uygulamam tutup tutmayacağı konuşulurken yasakla beraber birde muhbirlik çağrısı yapıldı.
Birey ve Kamu sağlığı bakımından kapalı alanlarda sigaranın yasaklanması diyecek bir şeyimiz yok. Benzer şekilde bir hırsızın, katilin veya sapığın yapıp ettiklerini görmemiz ,şahit olmamıza rağmen ortalıklarda serbestçe dolaşmasına da izin vermeyiz. Gerekirse kendimiz yakalar yada müdahale ederiz. Ancak bir yasağın uygulanması için insanların muhbirlik yapmaya çağrılması farklı bir durum. Sigara yasağıyla birlikte haber bültenlerinde ve medyada yasağa uymadığı için arkadaşını ihbar edenlerin haberleri yayınlandı. Böylelikle yasağa uymayanları ihbar etmemiz hatta muhbirlik yapmamız özendirilmeye çalışıldı. Normal bir hukuk devletinde kanun koyucu ve bu kanunları denetleyen ve uygulayan bir mercii vardır. Halkın hepsinin birer muhbir ve ihbarcı olması anlayışı ve özendirmesi tek tipçi ,otoriter ,totaliter rejimlerde karşımıza çıkar. Adeta tüm halk birer polis, ajan ,askerdir bu rejimlerde.
Medyada arkadaşını sigara yasağına uymadığı için ihbar eden ve muhbirlik yapanları görünce George Orwell’in 1984 romanı aklıma geldi. Öyle bir devlet kurgulanmıştı ki anne-babasını devlete ihbar eden çocuklar vardı. Herkes resmi söyleme tamamen inanmıştı. Yasakların delice savunucuları idi.
İşin içinde sağlık gibi kimsenin fazlaca karşı çıkamayacağı bir konuda olsa devletin ve medyanın insanları muhbirliğe teşvik etmesi ve özendirmesi karşı çıkılması bir durumdur. Bugün sağlık adına muhbirlik yapmaları özendirilenlerin, herhangi bir siyasi görüş farklılıkları ile çevresinde ki insanlar hakkında gönüllü ajanlık yapmasının yolu açılabilinir. Sağlık konusu olduğu için yasak kapsamı ve içeriğinde herhangi önemli bir tartışma olmadı. Ancak diyelim ki sağlık dışında çokta üzerinde hem fikir olunmayacak adli-idari yada siyasi bir yasak getirildi. Yasakları sırf kanun koyucu koydu diye eleştirmeyip ,uygulama yoluna mı gideceğiz. Uymayanları ispiyonlama ,ihbar etmek , haklarında muhbirlik ,ajanlık yapma faaliyetlerine mi girişeceğiz?
Bugün üniversitelerde ve kamu kurumlarında başörtüsü yasağı var. Ve bu kurumlarda çalışan başörtülü bayanlar hakkında ihbarlar ve muhbirlik faaliyetleri yapılmakta. Gecen yıllarda Ali Kırca gibiler gizli kameralarla cadı avına çıkmışçasına hastanelerde başörtülü çalışan arıyordu .Başörtüsü ile çalışan bayanlar kendi çalışma arkadaşları yada hizmet verdikleri insanlar tarafından halen daha ihbar ve şikayet konusu edilmekteler. Yine muhalif kesimlere karşın yoğun bir gönüllü ajanlık, muhbirlik çalışmaları sürdürülmekte.
Devlet sağlık gibi kimsenin karşı çıkmayacağı bir alandan halkı muhbirleştirmeye çalışmakta. Böylelikle kendi çizdiği çizginin dışında faaliyet gösterenleri kontrol etmeye amaçlamakta. Sayısal yetersizlik ve mali külfetine karşı gönüllü ajanlarla bir polis devleti oluşturulmaya çalışılmakta. Adalet bakanının açıklamasına göre Türkiye de yetmiş bin kişinin telefonları yasal olarak dinlenmekte. Yasal yada açıklanmayanlarla birlikte bu sayının gittikçe yükselmekte. Yine devletin dışında birde BÇG ,CÇG ve Ergenekoncu yapılanmalar fişlemeler ve muhbirlik çalışmaları sürdürmekte. Buna karşılık Ergenekoncular da ihbar edilmekte birileri tarafından dinlenmekte ve deşifre edilmekte.
Darbe ve Ergenekon karşıtlığımız devletin yüz binlere varan insanı yasal olarak düzenli bir şekilde dinlemesine karşı tavır almamıza engel olamaz. Darbecilerin deşifre edilmesi halkın gönüllü ajanlaştırılmasına göz yummamıza neden olamaz. Ergenekoncuların yargı karşısında çıkarılması bizlerin anayasa ve kanunların yılmaz savunucuları haline getiremez. Bu yüzden ilkeli ve tutarlı bir muhalif kimlik geliştirmek İslami mücadelemiz acısından önemlidir.
Güney Uzun Temmuz 2009
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Anketler
Bir Şiir

Kanla Kirlenmis Evrak Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda. Asklarim, inançlarim isgal altindadir tabutumun üstünde zar atiyorlar cebimdeki adreslerden umut kalmamistir topraga sokuldugum zaman çapa vuran adamlar denize yaklasinca kumlar ve çakil taslari geçmis günlerimi asagilamaktadir. Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda. Ve rüzgar burusturuyor polis raporlarini kadinlar fazlasiyla günaha giriyorlar bazi solgun gömleklerin çözük dügmelerinden çelik tirpan gibi silkiniyor çocuklar denizin satirlari arasinda. Gece arsizca kükrüyor pasli beyninde sehrin küfre yaklastikça inancim artiyor. Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda öyle yoruldum ki yoruldum dünyayi tanimaktan saçlarim çok yoruldu gençlik uykularimda acilar çekebilecek yasa geldigim zaman aciyla ugrasacak yerlerimi yok ettim. Ve simdi birçok sayfasini atlayarak bitirdigim kitabin basindan baslayabilirim. |
İsmet Özel |
En Son Eklenenler
Direniş Adalet Özgürlük

Ziyaretci Durumu





Ziyaretçiler
