İslami Direniş

 

TEVHİD  ADALET ÖZGÜRLÜK

 

 

Dergilerden

Yaşasın Küresel İntifada

Kafire Mermi Verme

Resim Galerisinden

basortusu13_20070830_1113608283.jpg
DUVARLAR SİZİ ÖLÜMDEN KURTARAMAZ E-posta

II. Dünya Savaşından sonra Batı ve Doğu Almanya’yı ikiye ayırmak için inşa edilen ve 1989 da yıkılan Berlin Duvarı gibi yeni bir utanç ve ölüm duvarı ile karşı karşıyayız. Soykırım sömürüsünü kullanıp ve emperyalistlerin ileri karakolu olarak Filistin topraklarını işgal edip kurulan korsan devlet ,kendilerine medeni , humanist ve özgürlükçü adleden bir dünyanın gözleri önünde Filistin’i duvarlarla örüyor. Dünya masonlarının (duvar ustası ) ve Siyonist örgütlerinin parasal desteği ile devam eden duvarın bitimi ile Yahudiler kendilerini güven içine almış olacaklarını var saymaktalar.

DUVARLAR SİZİ ÖLÜMDEN KURTARAMAZ

II. Dünya Savaşından sonra Batı ve Doğu Almanya’yı ikiye ayırmak için inşa edilen ve 1989 da yıkılan Berlin Duvarı gibi yeni bir utanç ve ölüm duvarı ile karşı karşıyayız. Soykırım sömürüsünü kullanıp ve emperyalistlerin ileri karakolu olarak Filistin topraklarını işgal edip kurulan korsan devlet ,kendilerine medeni , humanist ve özgürlükçü adleden bir dünyanın gözleri önünde Filistin’i duvarlarla örüyor. Dünya masonlarının (duvar ustası ) ve Siyonist örgütlerinin parasal desteği ile devam eden duvarın bitimi ile Yahudiler kendilerini güven içine almış olacaklarını var saymaktalar.

  Siyonist devletin büyümesi ,yeni işgallere adım atmaları için şu anki sınırları içindeki Yahudilerin güvenliğini sağlamaları gerekmekte. Eğer güvenlik sorunu çözülmezse 2. İntifada ile bir milyona civarında Yahudi nin geldikleri ülkelere geri dönmeleri gibi Siyonist yerleşimcilerin geri dönmeleri hızlanacak. Bunun sonucu olarak yeni yerleşimcilerin gelmesini sağlayıp nüfuslarını artırmak planları uygulanamaz hale gelecek. Bu ise Siyonist devletin zor duruma düşmesine yol açacak.  Nasıl Müslümanlar kendi aralarında bir birlikteliği sağlayamamışsa ,Yahudiler Müslümanlar dan daha kötü bir ayrılık ve dağınıklık içinde bulunuyorlar. Sorunların artması İsrail’in iç çekişmelere sahne olmasına neden olacaktır. Bu durumu ise İsrail’i Ortadoğu’nun göbeğine yerleştirip Müslüman halkları ve petrolün akışını kontrol etmek isteyen emperyalist güçlerin işine gelmemektedir. Bu yüzden Ortadoğu da kendilerinden olan , her zaman kullanabilecekleri güçlü bir İsrail’e ihtiyaçları vardır. ABD ile İsrail arasındaki çıkar ilişkileri örtüşmektedir. ABD İsrail’i , İsrail de ABD yi kullanıyor. Bush ile birlikte bu çıkar ilişkisine dini motiflerde eklenmiştir ama genel Amerikan politikası olaya daha seküler bakmakta ve çıkarlarını öncelemektedir.

 İsrailin inşa ettiği tecrit duvarı mescidi aksaya kadar uzandı. Amacının kendi güvenliklerini sağlamak olduğunu söyleyen İsrail yönetimi ABD den aldığı maddi manevi destekle duvarın inşasına devam ediyor. İsrail’in Ortadoğu da ki en önemli ihtiyacının güvenlik olduğunu ve bu yüzden ABD ve İsrail çıkarlarını hedef alan tüm devlet ve örgütlerin silahsızlandırıp etkisiz hale getirilme projesinin yürütüldüğünü biliyoruz. Irak ile başlayan bu projenin sonraki hedeflerinin ilan edilmiş olması bu projenin Saddam ile sınırlı kalmayacağını gösteriyor. Suriye’yi dize getirip İsrail ile barış imzalamanın ,Lüblan da ki askeri varlığının ve dolayısı ile Lüblan Hizbullahına verdiği desteği geri çekmesinin de içinde bulunduğu bu projenin Suriye için nihai hedefi Suriye de ki Baas rejiminin yıkılması , yerine Karzai modeline uygun birilerinin getirilmesi , askeri gücünün İsrail’i tehdit etmeyecek düzeye indirgenmesi ve belki de genel proje kapsamında yeni sınır düzenlemeleri ile bölünmesidir . Sonraki hedef İran için de benzer projelerin yürürlükte olduğu ve muhafazakar- reformcu gerginliklerinden medet umumluğu görülmekte.

 Mekke’de müşriklerin işkenceleri altında ezilip peygamberden savaşmak için izin isteyenler Medine’ye hicret edip rahata kavuşunca bu sefer Müşriklerle savaşmamaktan için izin istiyorlardı. Yüce rabbimizde dünya zevklerinin geçici olduğunu ve asıl yurdun ahiret olduğunu belirterek ölümden korkan ve kaçmak isteyen bu kişilere “Nerede olursanız olun, surlarla tahkim edilmiş kalelerin içinde bile olsanız, ölüm sizi bulur” (Nisa 78) diye hitap ediyor. Eğer ölümden kurtulmak için savaştan kaçıyorsanız surlarla çevrili kaleler içinde olsanız bile eceliniz gelmişse , Allah takdir etmişse sizi hiçbir şey kurtaracak değildir.Ölüm korkusu ile Allah’ın güçünün surları aşamayıp takılacağını düşünüyorlar. Mekanlara ve şartlara sınırlandırılan hükümdarlık ve İlahlık modern insanın Tanrıyı göklerde hapsedip dünyaya karıştırmamasına benziyor. Dünyevileşmiş Yahudi zihniyetini temsil eden bu bakış açısı Allahın takdirinden kaçışı simgeliyor. Allahın sınırsız güçünü birkaç metre yükseklikteki duvarlarla sınırlamak insanın zavallığını işaret ediyor. Bu ise ölüm korkusu ile titreyip korkudan ne yapacağını bilemeyen bir zihniyetin ürünüdür.

 Mekan ve zamandan münezzeh Rabbimiz dünyada ve ahirette kafirlerden intikamını mutlaka alacağını belirtiyor. Surlar ,evleri yakılan, evlatları katledilen , yurtlarından sürülen  ve intikam yemini etmiş Müslümanların ahitlerini yerine getirmelerine engel olamayacaktır. Rablerine vermiş oldukları sözlere karşı sonradan bahaneler uydurup ,sözlerini yerine getirmeyenler gibi olmayacaklardır. Kasemlerini yerine getirecekler ve işgal edilen yurtlarından Siyonistleri kovacaklardır. Cihad için bahaneler aramayacaklardır. Ölümü bir yok oluş gibi algılamayacaklar. Ölümü Rablerine kavuşacakları kutlu bir tören edinen Müslümanlar yahudilerin dünyayı sevmesinden daha fazla şehadeti seviyor ve arzuluyor.

 Her canlı ölümü tadacaktır (Ali İmran -185) Ölümden kaçış yok. De ki: "Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm muhakkak sizi bulacaktır. Sonra görünmeyeni ve görüneni bilene döndürüleceksiniz. O size (bütün) yaptıklarınızı haber verecektir (62 Cuma – 8 ) Asıl önemli olan ne adına ve ne şekilde ölüme gidildiği. Bir tarafta Rablerinin lanetini üzerlerine alanların ölüme gidişleri. Diğer tarafta ölümü bir kuvuşma olarak görenler. Bir tarafta ölümü sevdikleri dünya hayatından ayrılış vakti olarak görenler , diğer tarafta ebedi ahiret yurduna kavuşma adledenler. Zulüm taşaronluğuna soyunanlar ile adeleti ve tevhidi ayakta tutmak isteyenler.

 Ahmet Yasının dediği gibi asıl sorun duvar değil işgaldir. Dünya halkları duvara değil işgale karşı çıkmalıdırlar. Duvar işgalin bir sonuçudur. İşgal bitmedikçe Yahudilerin saldırıları , baskıları bitmeyecektir. Lahey Adalet Divanı için yıkılan 8 km. lık duvarın yerine yeni duvarlar inşa edilecektir. Bir adım geri çekilip barış istiyor görüntüsü verip akabinde iki adım öne atılmak şeklinde süren bu taktiği 1948 den sonra bir çok kez gördük. Bu duvar Yahudilerin toprak işgallerinin farklı bir şeklidir. Örülen bu duvar ile adeta Filistinliler nefes alamaz hale getirilmeye çalışılmakta. Ekilebilir topraklar ,su kaynakları bu duvar ile Filistinlilerin kullanmayacağı hale getirilmekte. Yerleşim birimleri bölünmekte , insanlar zorla göçe tabi tutulmaya çalışılmakta. Duvar ile çalışmak için İsraile gecmek zorunda olanlar ancak belli kapılardan , yoğun güvenlik önlemleri ile gececeklerdir. Yeni aşağılanmalara ve saldırılara maruz bırakılacaklardır. Çevresi duvarlarla örülmüş hapishanelerde yaşamaya zorlanacaklardır. Bu duvar F tipi cezaevlerinin Filistindeki kitleselleşmiş halidir. Bir halk komple hapsedilmek istenmektedir.

 Bu yüzden asıl gündem işgalin son bulması olmalıdır. Ortadoğu daki gerginliklerin ve savaşların kaynağı direk ya da dolaylı olarak İsraildir. İsrailin politikaları bataklıktakı sinekler gibidir. Siyonist korsan Yahudi devleti asıl bataklıktır. Dünyanın neresinde olursa olsun tüm halkların düşmanıdırlar. İsrailin güvenliği için milyarlarca doları silahlanmaya harcamaktadır. Yine israilin güvenliği için Irak’ın işgali gibi milyarlarca dolara ve masum insanın kanına mal olan katliamlara girişilmektedir. Küresel Amerikan Terörünün can damarını İsrail oluşturmaktadır. Bu yüzden siyonizmin ile mücadele emperyalizim ile mücadelenin ayrılmaz parçasıdır.

 Türkiye’nin de aktif rol alacağı ABD ve İsrail patentli Büyük Ortadoğu projesi Türkiye de ve Ortadoğu ülkelerinde tartışılmaya başlandı. Bu tür tartışmaların emperyalistlerin güdümündeki medya kuruluşları ile toplumları gelecekte vuku bulacak olaylara hazırlamak için önceden kamuoyuna sunulduğunu hatırlatmak gerekiyor. Yerli egemenlerin ABD ve İsrail menşeyli her projede kendilerine verilen görevleri Türkiye’nin büyük ülke olduğu ve bu projelerden karlı çıkacağı söylemleri ile gündeme getirdiklerini görmekteyiz. Tabii bu söyleme muhafazakar sağ cenahta her zaman sıcak bakmış ve olumlamıştır. Adriyatik ten Çin Seddine kadar  etki alanı gibi gaz vermeler ve Osmanlı mirası-ruhu söylemleri bu şekilde düşünenleri etkileyen argümanlardan bazıları . Hiç birinin belli bir ciddiyeti olmayan bu tür sözlerin hayalden ibaret olduğunu TC nın en hassas olduğu K.Irak ve Kürtler konusunda ki geri adımları ve sözlerini yemeleri ile görmüş olduk. Bu projeler aktif ,büyük ve güçlü ülke söylemleri ile ve içinde piyonlarının Türkiyeli olması dışında hiçbir yerellik olmayan ama yerli denilerek bizlere yutturulmaya çalışılıyor. Türkiye , “Utanç Duvarı” davasının görüldüğü Lahey de İsrailin vs ABD nın isteği üzerinde fikir beyan etmeyerek zulmün karşısında sessiz kalmıştır. Bariz bir zulüm karşısında tarafsız kalmak aslıdan zalimin ve zulmün yanında olmaktır.

Türkiye halklarını ABD projelerinde kullanmaya dayalı ve AKP gibi ılıman-demokrat İslam gibi emperyalist ve siyonist çıkar odakları ile çatışmayan bir İslam anlayışının tüm Ortadoğu da yaygınlaştırıp Müslüman halkların sömürülmesine katkıda bulunacak projelere karşı tavır alınmalıdır.

M.S

26.02.2004

 
< Önceki   Sonraki >

Kitap Tanıtımı

Anketler

Obama Sonrası Değişen Bir Şey Var mı?
 

Bir Şiir

 

Kanla Kirlenmis Evrak

Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda.
Asklarim, inançlarim isgal altindadir
tabutumun üstünde zar atiyorlar
cebimdeki adreslerden umut kalmamistir
topraga sokuldugum zaman çapa vuran adamlar
denize yaklasinca kumlar ve çakil taslari
geçmis günlerimi asagilamaktadir.

Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda.
Ve rüzgar burusturuyor polis raporlarini
kadinlar fazlasiyla günaha giriyorlar
bazi solgun gömleklerin çözük dügmelerinden
çelik tirpan gibi silkiniyor çocuklar
denizin satirlari arasinda.
Gece arsizca kükrüyor pasli beyninde sehrin
küfre yaklastikça inancim artiyor.

Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayi tanimaktan
saçlarim çok yoruldu gençlik uykularimda
acilar çekebilecek yasa geldigim zaman
aciyla ugrasacak yerlerimi yok ettim.
Ve simdi birçok sayfasini atlayarak bitirdigim kitabin
basindan baslayabilirim.
 

İsmet Özel


 

Direniş Adalet Özgürlük

Yalnız Sana İbadet Eder
Yanlız Senin Önünde Eğiliriz

Ziyaretci Durumu

Ziyaretçiler

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol