İslami Direniş

 

TEVHİD  ADALET ÖZGÜRLÜK

 

 

Dergilerden

Yaşasın Küresel İntifada

Kafire Mermi Verme

Resim Galerisinden

basortusu136_20070830_2043097418.jpg
Büyük Ortadoğu Projesi : İşkence ve Suikast E-posta

 Ümmetin yiğit önderleri bir bir Rablerine kavuşuyor. Her şehadet mücadele azmini ateş olup tevhidin ve adaletin yer yüzene hakım kılınması için mücadele edenlerin yollarını aydınlatıyor. Bir şehit daha düştü Filistinin bin şehit doğuran bereketli toprağına. Ahmet Yasinden sonra Rantisi de şehit edildi kahpe Siyonistlerce. İsrailin hamisi ABD ise cezaevine çevirdiği Irakta işkencelerine ve katliamlarına hız vermekte. Sunni Müslümanların direnişinden sonra Şii Müslümanlarda Mukteda El Sadr önderliğine Irak intifadasına destek olmaya başladılar. Küfrün önderleri ise haziran ayında İstanbul da yapılacak Nato zirvesinde Irak, Afganistan işgalleri ve katliamları için destek isterken geride  yeni yetimler, dullar , yıkılmış yok olmuş şehirler bırakmak için bir kez daha planlarını masaya yatıracaklar.

 

Büyük Ortadoğu Projesi : İşkence ve Suikast

 Ümmetin yiğit önderleri bir bir Rablerine kavuşuyor. Her şehadet mücadele azmini ateş olup tevhidin ve adaletin yer yüzene hakım kılınması için mücadele edenlerin yollarını aydınlatıyor. Bir şehit daha düştü Filistinin bin şehit doğuran bereketli toprağına. Ahmet Yasinden sonra Rantisi de şehit edildi kahpe Siyonistlerce. İsrailin hamisi ABD ise cezaevine çevirdiği Irakta işkencelerine ve katliamlarına hız vermekte. Sunni Müslümanların direnişinden sonra Şii Müslümanlarda Mukteda El Sadr önderliğine Irak intifadasına destek olmaya başladılar. Küfrün önderleri ise haziran ayında İstanbul da yapılacak Nato zirvesinde Irak, Afganistan işgalleri ve katliamları için destek isterken geride  yeni yetimler, dullar , yıkılmış yok olmuş şehirler bırakmak için bir kez daha planlarını masaya yatıracaklar.

 İsrail Soykırımı

 Ahmet Yasinin şehit edilmesinden sonra İsrailli bir yazarın “sembolik soykırım” başlıklı bir yazısı yayınlandı Ntv’nın web sitesinde. Yazar Yahudilerin çok istedikleri , Sabra ve Şatilla ile en son Cenin de denedikleri kitlesel bir soykırımı dünya kamuoyunun büyük tepkisini alacaklarını bildikleri için uygulayamadıklarını ve bunun yerine sembolik soykırımlar yaptıklarını söylüyor. Bir halkı yok etmenin bir yolunun kanlarını akıtmak olduğunu ifade ederken diğer bir yönteminin de o halkın sembol değerleri ve kişiliklerine saldırmak ve bunları yok etmek olduğudur. Bu yüzden Siyonist İsrail devleti Filistin halkının tüm değerlerine saldırıyor. Hatırlanacağı gibi Yaser Arafatın kuşatılması sırasında Arafatın karargahının duvarını pisleyen Yahudi askerlerin fotografları yayınlanmıştı. Yine işgal ettikleri yerleşim birimlerinde ki televizyon istasyonlarından gayrı ahlakı yayınları yapmışlardı. Filistin bayraklarını indirmiş yerine korsan bayraklarını asmışlardı. Kiliseye sığınanların üzerine bomba yağdırmışlardı.

 Şimdi ise Filistinlileri F tipi hapishanelerde yaşamaya zorluyorlar. Bir halkı duvarlarla tecrit ediyorlar. O yetmemiş gibi hendekler kazıyorlar. Dikenli tellerle , kamera sistemleriyle, birkaç geciş noktası ile insanlıklarının imzasını atıyorlar.  Özgürlüklerini ellerinden alabileceklerini zannediyorlar.Mücadelede öne çıkmış dava erlerine saldırı düzenleyip şehit ediyorlar. O yetmezmiş gibi şehit ailelerinin evlerini başlarına yıkıyorlar. Masum halkı toplu olarak cezalandırıyorlar. Evlere ,çocukların arasına füzelerle saldırıyorlar.Bu suikastlar de sınır tanımadıklarının göstergesi ise önce Ahmet Yasın ve şimdi Rantisi’dir. Bir halkın sembol kişilikleri katlederek soykırım uyguluyorlar. Bir halkı var eden değer olan İslam saldırarak soykırım uyguluyorlar.

  İslam toprakları kendi işbirlikçileri ile işgal edilmişken Moğollar , Haçlılardan sonra şimdi de ABD ve İsrail’in işgali ile karşı karşıya. Bu sefer tek düşman var . Emperyalizm ve Siyonizm. Eğer emperyalizmi ve siyonizmi topraklarımızdan kovarsak onların işbirlikçilerini de alşağı etmiş olacağız. Çünkü onlar artık bir. Onlar iç içe. İşbirlikçi rejimlere baktıkça ABD ve İsraili görüyoruz. ABD ve İsrail’e bakınca da yerli işbirlikçileri. Her yerde Karzailer var. Şahlar ve Saddamlar var.

 Batı Medeniyeti : Kendinden Olmayanı İşkence ile  Özgürleştirebilirsin

 İslam toprakların da adaleti ve tevhidi yeniden yeşertmek isteyenleri nasıl zamanın zalim sultanları , zamanın egemenleri susturmak için her türlü zorbalığa ve insanlık dışı metotlara başvurmuş ve ölümler , idamlar ,işkenceler ve sürgünlerle direniş hareketlerini ve önderlerini yok etmek istemiş ise günümüzün zalimleri ve egemenleri de aynı metotlarla yine tevhidin ve adaletin yılmaz takipçilerinin ve çağın savunucularının üzerlerine kan kusmaya devam etmektedirler. Geçmişte bu zulümler halifeliği saltanata çeviren sultanlar  yanı munafiklar ve fasik yönetimler tarafından yapılıyorken şimdi direk zulüm ABD öncülüğündeki kafirler topluluğu tarafından yapılmakta. Ancak yinede yerli işbirlikçileri yok değil. Ebu Garib Cezaevinde ve aslında tümü cezaevine çevrilen, işgal edilen Irak ta bir kısmı gün yüzüne çıkan işkence ve yargısız infazlara bu topraklar hiçte yabancı değil. Her halde bu yabancı olmamaktan kaynaklanıyor olsa gerek işkence resimler karşısında ABD’nın dostu Talabanı “bu iddiaları abartmayalım” diye verdi.Kendi halkının ırzına tecavüz edilirken ,insanlık onuru ayaklar altına alınırken bunu abartı olarak gören birisinin insanlığından şüphe etmek gerekir.  

İşgalden önce Saddam tarafından muhaliflerinin tutulduğu ve işkencelerle öldürüldüğü Ebu Garip Cezaevi Irakta Saddamdan sonra değişen hiç bir şeyin olmadığını göstermiş oldu. Halk yine işkence görmekte ve sokak ortasında hunharca öldürülmekte. Ezilenler acısından değişen tek şey efendinin , zalimin değişmiş olması. Uşak Saddam gitmiş yerine efendi Bush gelmiştir. Sistem aynen devam etmektedir. Çünkü zulmün mantığı , referansları ,kaynakğı aynıdır. Allah’a karşı azgınlaşan, müstekbirleşen ,tagutlaşan, yeryüzünde Rablik iddia eden bir zihniyetin taşıyıcılarıdır Saddam ve Bush.

Şahadet ve Şahitlik yada Kölelik ve Esaret

 Önümüzde iki seçenek var. Ya onuru ile İslam adına , Allah adına , Tevhid ve Adalet adına istilacılara karşı diremek ya da şerefsizce kölelik elbisesinin üzerimizde iyi durduğunun edebiyatını yapmak.Direnişin adı ve adresi belli. Direniş Fellucedir , Filistindir .Kölelik edebiyatı ise Büyük Ortadoğu Projesi ve teslimiyetçi anlayışlardır.

  Tarihin en belirgin kırılma anına şahit olmanın sorumluluğunun farkına varmalıyız. Etrafımıza bakmamızın anlamı yok. İslam topraklarında ki yangını söndürmek için çevremizde kimse yok. Bu sorumluluk bizlere ait. Bu davaya bizler omuz vermeliyiz. Kor olan imanı taşımanın acısını ve huzuruna bizler talip olmalıyız. Bu istilaya kim karşı duracak diye sorulduğunda “ ben “ diyebilmeliyiz. Önce “ biz ” ayağa kalkmalıyız. Çevremizdekilerin uyuşukluğu bizleri engellememeli. Zamana şahitler olarak üzerimize yazılan zulme karşı direniş yazgısını mücadeleye dönüştürmeli ve çağdaş Firavunları Mısırın Kızıl Denizinde ,Irakın Basrasın da ,Kürdistanın Fırat ve Dilcesin de boğmalıyız. Bu sefer tüm birikimlerimizi yağmalamalarına , namuslarımıza el sürmelerine , kentlerimizi işgal edip  geride gözü yaşlı dullar , yetimler ,acılı analar bırakmalarına izin vermemeliyiz.

 Emperyalizmin kana susamışken , İsrail ABD desteği ile soykırım uygularken Küresel İntifada bayrağını yeniden dalgalandırmalıyız. Soykırımlara karşı , İşgallere kaşı intifada ruhunu içimizde hissetmeliyiz. Bu yüzden Küresel İntifada sırf sözde kalmamalı kendi yerel konjektürlerimizin ve güçümüzün elverdiği oranda Filistinleştirmeliyiz. Şartları zorlayarak ,kazanım elde ederek , direnirken özgürleşerek , direnirken bilinçlenerek bir mücadele örnekliği sergilemeliyiz. Kafirlerin ve işbirlikçilerin neler yaptığını yada neler yapacağını düşünmek ve onlara göre strateji belirlemek yerine belirleyici bizler olmalı ,aktif gücü temsil etmeliyiz. Hamleler bizden gelmeli . Agrasif ve tepkisel olmamanın yolu da kendini ortaya koymadan gecmektedir.

 Şaron BOP’un Kiralık Katili

Ahmet Yasin ve Rantisinin şehit edilmeleri Amerika-İngiltere-İsrail şer üçgeninin ortaya koyduğu Büyük Ortadoğu Projesinin en önemli aşamasıdır. BOP aşama aşama devreye konulmaya başlamıştır. Türkiye bu projenin Ilıman İslamin pazarlanması ayağında yer almakta. Birde İsrail ile partner olup demokrasi havariliği yapması beklenmekte. Şer üçgeni tarafından oluşturulup uygulanmaya konulan projenin önündeki engelleri kaldırma görevi Katil Şaron ve korsan İsrail’e verilmiş görünüyor. Çünkü BOP karşısında en büyük engel bölgede ki İslami Direniş Hareketleridir. Filistin sorunu çözülmediği müddetçe Ortadoğu da barışın olmayacağını bilen Amerika İsraile sorunun çözümünde pürüz(!) çıkartanları temizlemesine izin verdi. Bu bağlam da önce Ahmet Yasın ve hemen sonrasında Rantisi şehit edildi. Belki sırada hem Suriye ye göz dağı vermek hem de onu da bu projeye katılmaya ve İsraille barış yapmaya zorlamak için Suriye de ikamet eden Halid Meşal var. Yine hedefleri arasında Lüblan Hizbullahının lideri Nasrallah da bulunmakta. Üçlü şer çetesi ve onların yerli işbirlikçileri BOP a karşı koyma potansiyeli olan örgütlerin liderlerini ön hazırlık olarak saf dışı etmeyi amaçlıyorlar. Böylece Filistinlileri moral bakımdan çökertip barışa(!) zorlanması hem de Ilıman İslamın pazarlanması için ortamın steril hale getirilmesi gerekiyor.

 İsrail İslami Hareketleri yok etmeyi hedeflerken onların yerine Türkiye Ilıman İslam ile boşluğu doldurmayı planlıyor.Emperyalizm halkları sindiriyor , korkutulup köşelerine çekilmiş kitlelere etliye-sütlüye karışmaya bir din öneriliyor. Direnen onurlu Müslümanlar terörist ilan ediliyor , Ilıman İslamla “gerçek Müslüman ”, “dindar Müslüman ” denen pasifist bir toplum amaçlanıyor. Sezara (çağdaşı Bush ve Şarona) yer yüzünü teslim eden  ve kendi kabuğuna çekilen bir dinin temelleri atılmak isteniyor.

 NATO :Yeni İşkenceler ve Suikastleri Planlamak İçin İstanbul’da Toplanıyor 

Hazıran ayında İstanbul da toplanacak olan NATO zirvesi bu bakımdan çok önemli. Küresel Terörist Bush ve işbirlikçilerinin de katılacağı bu toplantıdan İstanbul Deklarasyonu olarak ilan edilecek sonuç bildirisinden BOP’a start verilmesi ve Türkiye nin alacağı yeni görevlerin açığa çıkması bekleniyor. Tabii bu zirvenin Türkiye’nin BOP içerisinde “Ilıman İslam” rolü ile baş oyunculardan biri olması iç dengelerde önemli değişikliklere yol açabilecektir. Resmi Kemalist kesimin İslamin Ilımanından bile tıksıntı duyduğunu dolayı BOP’a karşı olumsuz bir tavır alacakları beklenebilir. Bu proje her şeyi ile AKP kadrolarının geliştirmeye çalıştığı söyleme uymaktadır. Bu yüzden BOP dan karlı çıkacak AKP kadrolarıdır. Çünkü ABD ılıman İslam projesini Türkiyesiz ve AKP sız sunamaz. Tabii ılıman İslam projesine Araplardan da destek almak gerekecektir. Bu desteği Ürdün Kralı Abdullah zaten uzun zamandır vermişti.

 Ancak BOP projesi İsrailin suikastleri ile başlasa da , Nato zirvesi ile şekilleneceği kesindir. Buna rağmen bu projeyi hayata geçirenlerin bir çok soru ile karşılaştıklarını görmekteyiz. Öncelikle İslami Hareket liderlerine karşı suikastler direnişleri etkiler mi ? Şehit edilen liderlerinin ardından Müslümanlardan direnişi bırakmalarını beklemek saflık olacaktır. Çünkü direnişlerin başlamasının nedeni o liderler değil işgal ve katliamların sahibi korsan İsrail’dir. İsrail var oldukça direnişin süreceği kesindir. Suriye için Kürt kartını oynamayı düşünmeleri yada İsrail’in askeri birkaç operasyonu ile köşeye sıkıştırmak istenmesi ile BOP’a teslim olması beklenmekte. Amerikan yönetimi Suriye’yi pes ettirmek için şimdide ekonomik yaptırımları devreye soktu. Böylece ABD Suriye için planlarını yavaş yavaş devreye sokmaya başlamış oldu. Üçüncü soru işareti Irak ta ki direnişin alacağı safhadır. Direniş büyüdükçe ABD Irakta zorlanacaktır. Zorlanan ABD daha fazla katliam yapacak bu ise Müslüman kitlelerin Amerikaya öfkesini artıracaktır. Tabi ki BOP kapsamında projeye destek veren yerel iktidarlar da bu öfkeden nasiplerini alacaklardır. Dördüncü soru işareti İrandır. Bu proje kapsamında Ortadoğu’da Amerika ya teslim olmayan bir devletin olması istenmeyecektir. BOP un en büyük saç ayaklarından biride İran da ki rejimin değiştirilmesi olacaktır. Ancak bununda dış bir baskı ile kolayca gerçekleşmesi beklenemez. Beşinci soru ise Türkiye ile alakalıdır. Öncelikle BOP kapsamında Kürt sorunu daha giriftleşecektir. Bağımsız bir Kürt devletine yol aralanmasına Türkiye’nin vereceği tepki ne olacaktır. Ayrıca BOP projesine karşı oligarşının alaçağı tavırda önemlidir.

 Tüm bu soru işaretleri BOP’un başarı şansı olmayan bir proje olduğunun göstergesidir. Tabii ki ABD deki seçimlerin bu projeyi nasıl etkileyeceği ve iktidarın değişmesi olasılığı ile birlikte Bush çetesinin planlarının devam edip etmeyeceği belirsizdir.

  Kafirlerin planları ,tuzakları ,stratejik hedefleri varsa bunların üstünde Rabbimizinde hesapları olduğunu unutmamalıyız.Utunmamamız gereken önemli bir şeyde teknolojik üstünlüğe ve katliamlara rağmen işgalcilerin Felluce’ye giremediğidir. Bir kez daha zalimler ,insanlığın özgürlüğü için en kavi direngen bir yürek ile Rabbani bir mücadele verdiklerine şahit olmakta.Ve özgürlük o yüreklerden yeryüzüne yayılacak inşallah.

 Güney Uzun

10.05.2004

 
< Önceki   Sonraki >

Kitap Tanıtımı

Anketler

Obama Sonrası Değişen Bir Şey Var mı?
 

Bir Şiir

 

Kanla Kirlenmis Evrak

Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda.
Asklarim, inançlarim isgal altindadir
tabutumun üstünde zar atiyorlar
cebimdeki adreslerden umut kalmamistir
topraga sokuldugum zaman çapa vuran adamlar
denize yaklasinca kumlar ve çakil taslari
geçmis günlerimi asagilamaktadir.

Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda.
Ve rüzgar burusturuyor polis raporlarini
kadinlar fazlasiyla günaha giriyorlar
bazi solgun gömleklerin çözük dügmelerinden
çelik tirpan gibi silkiniyor çocuklar
denizin satirlari arasinda.
Gece arsizca kükrüyor pasli beyninde sehrin
küfre yaklastikça inancim artiyor.

Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayi tanimaktan
saçlarim çok yoruldu gençlik uykularimda
acilar çekebilecek yasa geldigim zaman
aciyla ugrasacak yerlerimi yok ettim.
Ve simdi birçok sayfasini atlayarak bitirdigim kitabin
basindan baslayabilirim.
 

İsmet Özel


 

Direniş Adalet Özgürlük

Yalnız Sana İbadet Eder
Yanlız Senin Önünde Eğiliriz

Ziyaretci Durumu

Ziyaretçiler

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol