İslami Direniş

 

TEVHİD  ADALET ÖZGÜRLÜK

 

 

Dergilerden

Yaşasın Küresel İntifada

Kafire Mermi Verme

Resim Galerisinden

eylemler13_20070830_2031169204.jpg
ETNİK KÖKENLER İLE OYALANANLARIN ÇAĞDAŞI TÜRK TARİH KURUMU E-posta

Birilerinin kökenini araştırmak kafatasçı bir rejim için önemli bir şeydir. Hatta bu iş için büyük kurumlarda oluşturmak gerekir. Kendi şanlı geçmişini belli bir irk ve kan temeline dayandıranlar ulu atalarının izlerini sürmekten de büyük haz almışlardır. Sonunda sapık mitolojilere kadar varsalar da. Bir ümmetten ulus yarattığı ile övünen rejimin kendi ulus kimliğin inşası her türlü etnik kökeni dışlamaya ,yok saymaya götürdü. Kendi ulus kimliğinin yüceliğinin , kendi tarihini bilmekten ve bunu ilk kaynaklardan kendisinin araştırmasından geçtiğini düşünen rejim sahipleri 1931 yılında Türk Tarih Kurumunu kurdular. yeni rejimin yeni ulus kimliği için resmi bir tarih ,resmi ve şanlı bir seçere oluşturmak için faaliyetlerde bulunan kurum günümüzde Türklük üzerine araştırmalarının dışında Ermeni soykırımı üzerine de çalışmalar sürdürmekte.

ETNİK KÖKENLER İLE OYALANANLARIN ÇAĞDAŞI TÜRK TARİH KURUMU

 Çoklukla övünmek sizi oyaladı. Mezarları ziyaret edinceye / ölünceye dek.Hayır, ileride bileceksiniz. Yine hayır, ileride bileceksiniz. Hayır, Kesin bir bilgiyle bilseniz .. Elbette cehennemi görürsünüz. Nitekim onu, yakın bir gözle göreceksiniz. Sonra, o gün nimetlerden hesaba çekileceksiniz. (Tekasür Süresi) 

Birilerinin kökenini araştırmak kafatasçı bir rejim için önemli bir şeydir. Hatta bu iş için büyük kurumlarda oluşturmak gerekir. Kendi şanlı geçmişini belli bir irk ve kan temeline dayandıranlar ulu atalarının izlerini sürmekten de büyük haz almışlardır. Sonunda sapık mitolojilere kadar varsalar da.

 

Bir ümmetten ulus yarattığı ile övünen rejimin kendi ulus kimliğin inşası her türlü etnik kökeni dışlamaya ,yok saymaya götürdü. Kendi ulus kimliğinin yüceliğinin , kendi tarihini bilmekten ve bunu ilk kaynaklardan kendisinin araştırmasından geçtiğini düşünen rejim sahipleri 1931 yılında Türk Tarih Kurumunu kurdular. yeni rejimin yeni ulus kimliği için resmi bir tarih ,resmi ve şanlı bir seçere oluşturmak için faaliyetlerde bulunan kurum günümüzde Türklük üzerine araştırmalarının dışında Ermeni soykırımı üzerine de çalışmalar sürdürmekte.

 

TTK Başkanı Yusuf Halaçoğlu Kayser de bir toplantıda[1] bazı ailelerin aslında Kürt olmadığını Türkmen olduğunu, yine Kürt Alevilerden bazılarının da Ermeni asıllı olduğunu söyledi. Bu toplantı konuşması basına yansıyınca tepkilerde gelmeye başladı. Halaçoğlunun genelleme yaparak tüm Kürtleri ve Alevileri kastettiği iddiası kendisi tarafından yalanlandı. Ancak yine kendisi toplum da ki bazı kesimlerin kökenleri konusunda ki düşüncelerini yeniledi ve elinde belgelerin olduğunu söyledi.

 

Halacoğluna en büyük tepkiyi sözlerinin hedefinde ki Kürt ve Alevi örgütler verdi. DTP Milletvekili Ahmet Türk iddiaları red etti ve görevden alınmasını istedi. Alevi dernekleri ve örgütleri de yine Halaçoğlunun görevden alınmasını talep ettiler. Bazı Alevi örgütleri Halaçoğlunu ayrımcılık, bölücülükle suçlarken ,bazıları da sözlerinin dinçi ,milliyetçi tezler olduğunu iddia ettiler.

 

Devlet halkı etnik kimliğine göre fişliyor. Bu fişleme anlaşılan yeni olan bir olay da değil. Cumhuriyetın ilk yıllarından itibaren yapılmış bir uygulama. Rejimin, siyasi muhalif anlayışları gözetlediğini ve fişlediğini biliyoruz. 28 Şubat gibi darbe dönemlerinde bu ayyuka çıkmış, fişlemenin yerini gönüllü ajanlık ve ispiyonculukların aldığı da olmuştur. Sırf darbe dönemlerin de değil, normalleştiğimizi söylediğimiz şu son dönemde bile rejimin bazı önemli atamalarda kapıcının hanımın başörtüsüne kadar araştırdığını görmedik mi ?  Rejim kendi ulus kimliğine angaje olmuş farklı etnik yada kültürel-inançsal toplulukları tehlike görmese de her zaman tozlu raflarda ,özel dosyalarda “özde ve sözde bir” olup olmadığının secerelerini tuttuğunu anlıyoruz.

 

Bazı Ermeniler eğer Alevi yada Müslüman olmuşlarsa ve bunların sayısı yüz binlerle ifade ediliyorsa durup dururken  neden din değiştirmişler ? Halaçoğlu bir yandan Ermenilere sistematik bir soykırım yoktur derken, bu din değiştiren yüz binlerin inançlarını değiştirmelerine kadar götüren korkuyu ve olayları da izah etmesi lazım gelir. Ermenileri öldürmedik, onlar korkularından Müslüman oldular demek nasıl bir savunmadır?

 

Halaçoğlu şuan Kürt-Alevi olarak bildiklerimizin “maalesef ermeni” olduğunu söylerken aslında baklayı da ağzından kaçırıyor. Ermeni olmak bu ülkede istenilmeyecek, kaçınılması gereken, kötü bir şeydir onun gözünde. Türk ulus kimliğinin azınlıklar anlaşmaları ile dışında kalan bu insanlara “maalesef” gözü ile bakmak rejimin “Hepimiz Ermeniyiz” sloganına duyduğu tepki ile birleşince daha manidar olmaktadır.

 

Halaçoğlunun elindeki listeyi açıklamayacağını ve bunun nedenin de bu vatandaşların huzurlarının bozulmaması olduğunu söylemesi ise daha büyük bir çelişki. Böyle bir konuyu gündeme getirerek o insanları genel manada deşifre ederken ,toplumun kendi arasında beklide fısıltı gazetesi yada vehimlerle doğru-yanlış çıkarsamalara gidebileceğini düşünmesi gerekirdir. Artık insanlar Müslümanlığından emin oldukları bir insanın “acaba bu ermeni dönmesi mi” gibi ırksal kökenini araştıramaya götürüp, toplumu etnik köken bakımından daha da saflaştırmayı ve “arı ırklar” bulmayı amaçladığını da görmekteyiz. Devlet yetkili ağızlardan “sizin ne olduğunuzu biliyoruz, ona göre” uyarısı yapıyor.

 

Halaçoğluna genelde sağ-muhafazakar-milliyetçi kesimlerden destek mesajları geldi. Onun belgelerle konuştuğu, söylediklerinin yeni bir şey olmadığı, Kürtleri yada Alevileri inkar etmediğini belirterek, genelde olayın iç güvenlik , PKK gibi konular nezlinde ki çıkarsamalarından örnekler verdiler. Özellikle kendisini gizleyen Ermenilerin samimi olmadığından, ermeni dönmelerinin PKK gibi örgütlere katıldığını yada kurucuları arasında olduğunu ,ülkede gizli bir misyonerlik faaliyetlerinin de bu bağlamda gözden kaçırılmaması gerektiğine vurgular yapılmakta.

 

Özellikle Ermenilerin PKK nın kurucuları arasında yer aldığı iddaları Kürt Sorunu konusunda ki resmi bakış acısının bir değişik şekilde dışarı vurumudur. Şöyle ki Türkiye de rejimin ve onun baskılarından kaynaklanan bir Kürt sorunu yoktur. Bu dağa çıkanlar aslında Türklere kini olan, bölüp Büyük Ermenistan kurmak isteyen Ermeni dönmeleridir. Bu söyleme Halaçoğlu katkıda bulunurken sağ-muhafazakar kesimlerde alkış tutmaktadır. PKK dan ,Aseladan yola çıkılarak, Aristo mantığı ile Ermenilerin tümden kötü olduğu ,gerekirse “kanlarının temiz olduğunu” göstermek için Hrant Dink gibilerinin öldürülebileğine kadar olaylar sergileniyor.

 

Halaçoğluna karşı çıkanların düştükleri tezat bir durum ise rejimin ulus devlet kimliğine atıf yaparak ulus devletten ırkçı bir devlete doğru gidildiği var sayımıdır. Bu kısmen doğru olsa da ulus devlet olmanın bir sonucu olarak bir ayrımcılığa dönüşülmesi kacınılmazdır. Çünkü siz öncelikle kendi ulus kimliğinizi tasarlayarak diğerlerinden farklı olduğunuzu ortaya koyuyorsunuz. Sonrasında özellikle bu ulus kimlik içerisinde yeniden bir WASP [2] türü bir seçkinciliği oluşturuyorsunuz. Ulus devleti sahiplenenler Halaçoğlunun sözlerinin ulus devlet düşüncesinden sapma olarak görüyor ve eleştiriyorlar. Aslında Türkiye deki ulusal kimlik kafatasçı değil midir? Halaçoğluna kadar bu ülkede Kürtlerin etnik kimlikleri konusunda gülünç iddialar da bulunulmuyor muydu ? Bu ülkede 6-7 Eylül olaylarında kapılarına geceden işaret konulan evler, işyerleri yağmalanmadı mı ? Rejim her zaman Alevi-Sunni gerilimini taze tutmak istemedi mi ? Ulus kimliği savunmanın sonu ırkçı, faşist bir totaliter rejime götürür. TTK Başkanın söylemleri rejimden ayrı düşünülemez.

 

Halaçoğlunun iddialarının Türkiye de iç politikada özellikle DTP üzerinde kullanılabileceğini ifade edenler ise hiçte yanılmamışlardır. Komplo teorisi gibi görünün bu tespit karşısında Yeniçağ Gazetesinde Halaçoğlunu destekleyen ve onun iddiaları ile DTP ye yüklenen bir yazı kaleme alındı.[3]  Ziya Gökalp in bir eserinde Hamidiye Alaylarında bir yüzbaşının halkı soyan Mardinli, yezidi ,hain ,lakabının  “Hain Kanco” olduğu söyleniyor. Bu “hainin” torunu ise şimdi bir partinin genel başkanı imiş. [4] Devlet kurumları aslında en yetkili ağızlardan Türkiye deki politik ve siyasi gündemi belirmemek için ileriye yönelik ön hazırlıklar yapmakta.

 

Müslümanlar olarak etnik kimliği Allahın ayetlerinden biri olarak görmekte ve etnik köken noktasında kı her türlü üstünlük iddialarını ve aşağılayıcı yaklaşımları cahili bir düşünce olarak görüyoruz. İnsanları belli etnik kökenlere göre tasnif etmek ve bunu arşivlemek rejimin baskıcı, fişlemeci, tek tipleştirici yüzünü resmeder. Halaçoğluna karşı tavır almak öncelikle Kemalist rejim, onun ulus devlet ve kimlik algısı ile hesaplaşmayı gerektirir.Kemalist rejimi arkaya alıp ırkçı,ayrımcı yaklaşımları  eleştirmek tutarsız ve ilkesizdir. Rejimin hepimiz müslümanız söylemi ise İslama ve İslami kimliğe yapılan saldırılara ve aşağılayıcı tutumlara bakıldığında bir kandırmaca dan başka bir şey değildir. Rejimin İslama atifta bulunması onun dini kendi bekası için kullandığının göstergesidir.

 

 Etnik kökenleri ile uğraşıp durmak ,soyu ve sayısı ile övünmek Rabbimiz tarafından yasaklanmıştır. İnsanların üstünlükleri kanda,soyda, sayıda, mal de değil Rablerine olan kulluktadır. İslam için bir kişinin geçmişinde ne olduğu değil, Müslüman olduktan sonra Rabbine olan kulluğunun nasıl olduğu önemlidir. Türk olup dine karşı aşağılayıcı bir tutum sergileyip ,Rabbimizin ayetlerini geçmişin masalları olarak görenden, Ermeni ,Rum  kökenli olup hayatını İslami kimliğe göre sürdüren biri bize daha yakın daha sevimlidir. Kardeşliğimiz inanç temellidir.  

Güney Uzun

30.09.2007

 


[1] Türk Tarihinde ve Kültüründe Avşarlar Sempozyumu Açış Konuşması-18.08.2007-Kayseri- www.ttk.org.tr

[2]  Amerika de ki birinci sınıf vatandaşı temsil eden bir tanımlama. Beyaz,Anglo Saxon,Protestan kelimelerinin İngilizce Baş Harfleri.

[3] Hain Kanco'nun torunu, hangi siyasi partinin genel başkanı? – Yeniçağ Gazetesi- Aslan Bulut- 25.08.2007

[4] Bu kişi DTP Mardin Milletvekili Ahmet Türk kastediliyor.

 
< Önceki   Sonraki >

Kitap Tanıtımı

Anketler

Obama Sonrası Değişen Bir Şey Var mı?
 

Bir Şiir

 

Kanla Kirlenmis Evrak

Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda.
Asklarim, inançlarim isgal altindadir
tabutumun üstünde zar atiyorlar
cebimdeki adreslerden umut kalmamistir
topraga sokuldugum zaman çapa vuran adamlar
denize yaklasinca kumlar ve çakil taslari
geçmis günlerimi asagilamaktadir.

Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda.
Ve rüzgar burusturuyor polis raporlarini
kadinlar fazlasiyla günaha giriyorlar
bazi solgun gömleklerin çözük dügmelerinden
çelik tirpan gibi silkiniyor çocuklar
denizin satirlari arasinda.
Gece arsizca kükrüyor pasli beyninde sehrin
küfre yaklastikça inancim artiyor.

Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayi tanimaktan
saçlarim çok yoruldu gençlik uykularimda
acilar çekebilecek yasa geldigim zaman
aciyla ugrasacak yerlerimi yok ettim.
Ve simdi birçok sayfasini atlayarak bitirdigim kitabin
basindan baslayabilirim.
 

İsmet Özel


 

Direniş Adalet Özgürlük

Yalnız Sana İbadet Eder
Yanlız Senin Önünde Eğiliriz

Ziyaretci Durumu

Ziyaretçiler

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol