Müşrikler ilahi mesaja karşı dururlarken en önemli nedenleri sahip oldukları sosyal statü, mal, mülk ve mevkilerinin elden gideceğini düşünmeleri idi. Mekke’nin putperestleri nasıl sosyo-ekonomik kaygılardan dolayı ilahı mesaja karşı cahili bir tavır sergilemişler ise günümüzde ki çağdaş müşrikler ve putperestlerde aynı tavrı sürdürmektedir. İslamin üstünlüğü aşiret, soy, kan, mal, mevki ve kavimden alıp Allaha olan kulluk ve takvaya bağlaması özellikle faşist, milliyetçi çevrelerin tepkisini almıştır. Bu bağlamda birilerinin bir ırka olan düşmanlığı ve kendi ırkını yücelmesi İslamın sindirememesinden kaynaklanmaktadır.
Ulusalcı-Faşist Tahrikler
Müşrikler ilahi mesaja karşı dururlarken en önemli nedenleri sahip oldukları sosyal statü, mal, mülk ve mevkilerinin elden gideceğini düşünmeleri idi. Mekke’nin putperestleri nasıl sosyo-ekonomik kaygılardan dolayı ilahı mesaja karşı cahili bir tavır sergilemişler ise günümüzde ki çağdaş müşrikler ve putperestlerde aynı tavrı sürdürmektedir.
İslamin üstünlüğü aşiret, soy, kan, mal, mevki ve kavimden alıp Allaha olan kulluk ve takvaya bağlaması özellikle faşist, milliyetçi çevrelerin tepkisini almıştır. Bu bağlamda birilerinin bir ırka olan düşmanlığı ve kendi ırkını yücelmesi İslamın sindirememesinden kaynaklanmaktadır. Ulusalcı-Kemalist Türk Solu dergisi “Türkten alış-veriş yap, paran PKK’ya gitmesin” diye kampanya başlattı. Böylece tüm Kürtleri otomatik olarak PKK’cı yapış oldular. Peki Türk Solu Dergisine sormak lazım. Hangi Türklerden alış-veriş yapalım?
Mesela, alışveriş yapacağımız kişiler Türk olup da aynı zamanda şeraitçi olabilir mi? Tüm Türkleri sırf ırkından dolayı kucaklıyorlarsa bu Türk Solu için ileri bir adım olabilir. Yok Türkler arasında da alış-veriş yapmak için kendi kriterlerini uygulayacak olurlarsa bir iki bakkalın dışında kendileri alışveriş yapamaz olacağa benziyor. Ayrıca alış-veriş yapmadan önce dükkan sahibine kimlik mi soracaklar? Yoksa her esmeri direk Kürt katogorisine mi sokacaklar? Acaba bu kampanyalarını genişletmeyi düşünüyorlar mı? Mesela Kürtlerden kız alıp vermeme kampanyası gibi. Yada Kürt kökenliye ev kiralamama. Kürdü işe alamama gibi. Herhalde Irkçı ve faşizan düşüncenin bir sonra ki hedefi Kürt kökenlilerin evlerine gamalı haç çizmek olsa gerek.Kemalist sol ile milliyetçi
faşistler Mersinde birkaç yıldır önemli örgütlenmeye gittiler. Kurulan
derneklerin özellikle Adana ve Mersinde halkı Kürt kökenlere karşı kışkırttığını da bilmeyen yok. Köyleri dolaşıp insanları işsizliğinin, geçim sıkıntısının Kürtlerin Mersine göç etmesi ile ortaya çıktığını söylüyorlar. Özellikle kirli savaştan kaçıp buralara göç edenlerin ekonomik alanda faaliyetleri ve hemşericilik ilişkileri karşısında bir tahrik politikası uygulanmaktalar. Mersinde bayraklarla yürüyüşler yapanlar, bayrak ve Kuran üzerine yemin edenlerin tahriklerinin sonuncusu ev basmaya kadar vardı. Mersinde Bitlis’ten göç eden bir Kürt kökenli ile Mersinin yerlisi arasında ölümle sonuçlanan adlı bir olay sonrasında bine yakın kişi Kürt kökenli kişinin evine doğru yürüyüşe geçmiş, polis panzerleri ile durdurulmuş. Olaylar zorla bastırılmış. Toplananlar İstiklal marşı okuyup dağılmış. Mersinde bir husumet bahane edilerek “Kahrolsun PKK” ve “Çavuşlu Barzani'ye mezar olacak” sloganları ile yürüyüş yapmaları, evi taşımaları işin ciddiyetini artırıyor. Göstericilerden birinin
megafonla yaptığı konuşmada, “Hepimiz namusumuzu, şerefimizi ortaya koyduk. Sizlerden birlik ve beraberlik istiyoruz. Bunlar buradan gidinceye kadar bu birlik ve beraberliğimizi sürdüreceğiz. Şimdi İstiklal Marşı'mızı okuduktan sonra geldiğimiz yere yürüyerek dağılacağız'' demesi olayın birileri tarafından özellikle kaşındığını, Kürt ve Türkler arasında ki ihtilaflardan siyasi yada ideolojik çıkarımlara gitmek istediklerini göstermektedir.Mersinde milliyetçilik, ulusalcılık, ekonomik sorunlar propagandası ile yapılan tahrikler İstanbul da ki 6-7 Eylül olayları benzeri bir yağma, talan kampanyasını düşündürmekte. Gecen aylarda ölen askerlerin cenaze törenleri gösteriye dönüştürülmüş ve bazı illerde Kürtlere yönelik saldırılar olmuştu. Özellikle ulusalcı ve milliyetçi-faşist çevreler Kürt düşmanlığını halka pompalamıştı.
Sokaklarda “vatan bölünmez” diye naralar atanlar bütünlükten sırf toprak bütünlüğünü anlıyor olmalı. Farklı etnik kökenlerin bir arada yaşamasına tahammül etmek kitaplarında yazmıyor. PKK’yı bölücü olarak lanetleyip sonra Kürt kökenlileri yaşadıkları topraklardan kovmayı düşünenlerin özlemi Hitler Almanyası olsa gerek. Acaba bir gün, Kürtleri kovanlar ,düşman olarak görenler, kanlarının yeterince kırmızı, kafataslarının yeterince Türk kafatasına benzemediğini söyleyerek kendi aralarında saf ,arı ırk kavgasına tutuşurlar mı?
Onlar planlar kursun dursunlar. Allahın hesabı onların planlarının üstündedir.
Güney Uzun
www.haksozhaber.net
10.12.2007